| |
|
| Durusumuz |
Toplumsal hukukçular, “saf hukuk”un olanaksizligini veri kabul ederek, hukuka iliskin bilginin kaynagini politik ekonomide, sosyolojide, siyaset biliminde görürler... Toplumsal hukukçularin hukuk bilgisinin kaynagi yasamin kendisidir...
Toplumsal hukuk, mahkeme salonlari ve sokaktaki mesru, militan, dinamik hukuk anlayisimizin dogurdugu “durusumuz”un adidir. “Durusmamiz”, çaresiz “beklesmemiz”dir sanilmasin! |
|
|
|
|
|
Avukatların fiziki saldırılarda can kaybı da yaşadığı ama en çok toplumsal hayatta mevzi kaybettiği bir dönemde ÇAG içinde Genç Avukat çalışması yapan bir avukatın gözünden tartışmalara ve çözüm önerilerine bir katkı. | | 7 Temmuz 2008 | DSAG’ın 1 Temmuz günü yapılan önseçiminden çıkan en önemli sonuç, bu grubun artık bütünlüklü bir yapı olmaktan uzaklaştığı, birbirinden çok farklı ve artık yan yana durması pek mümkün olmayan siyasal çizgilerin ifade edildiği bir çatıya dönüşmüş olmasıdır. Ekim ayındaki seçim öncesinde bu ayrışmanın netleşip netleşmeyeceğini hep beraber yaşayıp göreceğiz. | | 4 Temmuz 2008 | İş Kanunu, Sosyal Güvenlik yasası, kıdem tazminatı fonu tartışmaları sadece hukuksal düzlemde yapılacak tartışmalar olmayıp neo-liberal ekonomi politikaları çerçevesinde incelenmelidir. | | 4 Mayıs 2008 | Tanık Koruma Kanunu'nun uygulanması ile savunmanın yargının kurucu unsuru olmaktan çıkarıldığı, kolluğun güdümünde bir yargı sistemi yaratılacaktır. | | 23 Ocak 2008 | Taslak ile ulusal düzeyde de olsa kullanılan egemenliğin artık ulusal olmayanlara devredilmesinin sağlanması öngörülmüştür. | | 15 Ocak 2008 | Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun yürürlüğe girmesi için IMF’nin artan baskısı ve Erdoğan’ın açıklamaları ile sağlıkta neo-liberal yıkım tartışmaları yeniden alevlendi. Sağlık alanında yaşanan neo-liberal dönüşümü daha iyi anlayabilmek için öncelikle yıkım politikalarının izini sürelim.
| | 15 Ocak 2008 | Anayasa Mahkemesi’nin 22.11.2007 tarihli kararı sosyal devlet ilkesine aykırılığın, sağlık hakkının/sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılmasının, kamusal hizmetlerin tasfiyesinin hukuki bir örneğidir. | | 15 Ocak 2008 | Ülkemizde ulaştırmaya ilişkin kararlar her ölçekte, tepeden inmeci bir anlayışla, bu kararlardan etkilenecek geniş kitlelerin görüşleri alınmaksızın, 'sizin için bu iyidir' yaklaşımı ile alınmakta ve uygulanmaktadır. | | 7 Ocak 2008 | Güvenlik görevlilerinin sanık olarak yargılandığı davalarda, sadece avukatlar değil, davayı izleyenlerin neredeyse tamamı aynı şeyi düşünür hep : “ Bir şey çıkmaz”. Bu düşünce sanığından müdahiline, davayı izleyen gazetecisine kadar herkesin ortak düşüncesi olur. Geçmişte olanlar bugünün, bugün olanlar yarının yönünü gösteren bir pusula gibidir. | | 7 Ocak 2008 | Kentsel Dönüşüm Projeleri ile sosyal adalet, barınma hakkı, kamu yararı ve kent planlama bütünselliği hiçe sayılarak, yoksul emekçi halk kitlelerinin başlıca yaşam alanları, rantın yeniden paylaşımı ve pazarlanması sürecinin bir parçası olarak yeni bir yapılaşmaya açılmaktadır. | | 10 Aralık 2007 | 1982 Anayasası ile Ergun Özbudun başkanlığındaki komisyon tarafından hazırlanan Anayasa Teklifinin karşılaştırmasıdır. | | 4 Aralık 2007 | Sermaye sınıfının siyasal iktidarı doğrudan ele geçirmeye başlaması da, onun yürüttüğü ilkel birikim stratejisinin bir parçasıdır. Yasaları istediği gibi çıkarmak, bürokrasiye şirketleri sokmak, kısaca siyasal iktidara el koyarak devlet gücünü kullanmak, en kârlı, en hızlı sonuç getiren, sermaye için en uygun yoldur. | | 3 Aralık 2007 | Emekten yana olan, demokrasi mücadelesi yürüten, temel insan haklarını savunan her genç avukatın kendini var edebileceği yer olan Çağdaş Avukatlar Grubu, yüzünü genç avukatlara dönmelidir. | | 20 Kasım 2007 | Bazen -ama çok sık değil- söz gerçekle sınanır. Oysa söz; söylenmek, ifade etmek, belirtmek ya da vurgulamak içindir. Gerçekle sınandığı durumlarda söz katılır, somutlaşır, gerçeğin kendisi olacak sanılır. "Ölümüne sevmek"te olduğu gibi ya da "canını vermek"te...
| | 13 Kasım 2007 | Yeni mülksüzleştirme ve yoksullaştırma süreci, yoksulların kontrolünün de önemini artırmaktadır ve ceza reformu, yeni toplumsal kontrol politikalarının hukuksal alandaki bir izdüşümü olarak gündeme gelmektedir. | | 10 Kasım 2007 | Anayasal denetim ve bu denetimi gerçekleştiren Anayasa Mahkemesi, Meclis dışı bir muhalefet aracı olarak işlev görmektedir ki bu da, hukuk-dışı siyasal muhalefet araçlarının hakkıyla tartışılmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır... | | 10 Kasım 2007 | Bir bankada birinci şef olarak çalışan Josef K., bir sabah ansızın tutuklanır. Dava’nın olay döngüsü bunun üzerine kurulur. | | 10 Kasım 2007 | AKP’nin yeni anayasasının gerçek anlamda bir “demokratikleşme”yi ve “sivilleşme”yi karşılamadığı, bir anlamda “dağın fare doğurduğu”, yüreklice söylenmelidir. Çünkü AKP kadroları ve kimi belirli kesimlerin, bu kavramlardan beklentileri ile, toplumun beklentileri arasında ciddi bir açı olduğu bilinmektedir. | | 10 Kasım 2007 | TBMM yetkilerinin devri niteliğinde olan ve kanun değil, karar niteliği taşımakla yargı denetiminden kaçırılan, uygulaması 1 yıl süre ile tamamen hükümetin inisiyatifine bırakılan 19.10.2007 tarihli TBMM kararı, hukuki bir işlem olmayıp, Anayasa’ya açık aykırılıklar içermekte ve bu yönüyle anayasal dayanaktan yoksun bulunmaktadır. | | 10 Kasım 2007 | "Terörizme karşı savaş", batının ileri gelen hükümetlerindeki yönetici sınıfların eline, toplumsal düzene ilişkin derin düzenlemeler yapmak için müthiş bir fırsat verdi. Bu değişiklikler o kadar büyük bir etkiye sahip ki, adeta eski siyasi düzenin yaprak dökümü olarak algılanıyor. | | 10 Ekim 2007 | Ulaşım hakkı, en temel haklar olan çalışma, sağlık, eğitim ve kültürel yaşama katılma gibi diğer kamusal haklar ile doğrudan ve açık bir ilişki içindedir. Bu bakımdan diğer haklara erişmeye aracılık eden temel bir insan hakkıdır. | | 1 Ağustos 2007 | Bizim vurgulamak istediğimiz, tartışılan her ulaşım sisteminin öznesinin ne otomobil ne gemi ne de tren olduğudur. Özne insandır. | | 1 Ağustos 2007 | Ceza alanında kamu-özel ortaklığının tam anlamıyla gerçekleştiği biçim, cezaevlerinin özel şirketler tarafından işletilmesidir. | | 10 Mayıs 2007 | İnsan hakları kavramının da, insan hakları hareketinin de sınırlarını aşabilmesi için, öncelikle bu kavramın dinamik karakterinin farkında olmak ve neyin insan hakkı olduğunu tanımlama hakkımızın bilincine varmak gerekir. | | 1 Ekim 2002 |
|
| |
|
| Bize Ulasin |
Her türlü istek, soru, öneri ve yazilarinizi iletisim formumuzu doldurarak bize ulastirabilirsiniz.
Dilerseniz alttaki kutucuga mail adresinizi yazarak mail listemize üye olabilir ve sitemizdeki güncellemelerden kolaylikla haberdar olabilirsiniz. |
Mail Listesine Üye Ol |
|
|
|