Durusumuz
Toplumsal hukukçular, “saf hukuk”un olanaksizligini veri kabul ederek, hukuka iliskin bilginin kaynagini politik ekonomide, sosyolojide, siyaset biliminde görürler... Toplumsal hukukçularin hukuk bilgisinin kaynagi yasamin kendisidir...

Toplumsal hukuk, mahkeme salonlari ve sokaktaki mesru, militan, dinamik hukuk anlayisimizin dogurdugu “durusumuz”un adidir. “Durusmamiz”, çaresiz “beklesmemiz”dir sanilmasin!
 
 
 Dosyalar
 » Güncel Hukuk-Politika Eleştirileri
 » Anayasa Tartışmaları
 » Avukatlık Hukuku
 » Hukuk Kuram
 » Politik- Ekonomi
 » Genç Hukukçu
 » Ulaşım Hakkı
 Diger Dosyalar
 » Sosyal Haklar
 » Toplum Bilim
 
İstanbul Barosu Seçimleri 25-26 Ekimde
23 Ekim 2008

İstanbul Barosu Seçimleri 25-26 Ekimde

 

Dünyanın en büyük ikinci barosu olan ve 24 bine yakın üyesi bulunan İstanbul Barosu 25-26 Ekim’de yeni başkanını seçecek.

 Çağdaş Avukatlar Grubu’nun adayı avukat Kemal Aytaç, mevcut baro yönetiminin insan haklarına ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı uygulamalara sessiz kaldığını dile getiriyor. Aytaç, “Baroda demokrasinin, özgürlüklerin, insanın sesi olmak istiyoruz” diyor.

 

Kutsal devlet değil, insan sesini duyun


Aytaç, ülke yönetiminde olduğu gibi İstanbul Barosu’nda da egemen olan ‘devletin kutsallığı’ anlayışının artık demokrasinin önünü açmak için sona ermesi gerektiğini savunuyor. Amaçlarının Türkiye’de her alanda sosyal devletin yerleşmesi ve herkes için adalet olduğunu anlatan Aytaç, şunları söylüyor:
Zorunlu müdafilikteki düzenleme: “Yargı alanında demokrasi önündeki en önemli engellerden biri, halkın tümünün adil yargılanma hakkını kullanamaması. Bunun nedenlerinden biri de avukat tutacak mali durumu olmayan vatandaşlar için uygulanan ‘zorunlu müdafilik’ uygulamasına ciddi kısıtlama getirilmesi. Zorunlu avukat verilebilmesi için kişinin beş yıldan fazla cezayla yargılanması şartı koşuldu. Hak arama özgürlüğü en geniş tabana yayılmalı. Bu hem savunmayı güçlendirecek, halkın hak arama özgürlüğünün yolunu açacak, hem adil yargılanmayı sağlayacak bir hizmettir.”
Herkes kendi yargısını istiyor: “Türkiye’de yargının bağımsızlık ve tarafsızlığı hiç bugünkü kadar tartışma konusu olmadı. Türkiye’de faili meçhuller var. Kontrgerilla hâlâ açığa çıkarılabilmiş değil. Biz Ergenekon’la birlikte tüm bu olayların soruşturulmasını istiyoruz. Ancak hukuksuz biçimde değil. Genelkurmay iki paşayı kurum olarak ziyaret etti ve ‘insani nedenlerle’ denildi. Bu korumacı, ayrımcı bir anlayıştır. Soruşturmayı yürüten savcıların, yürütecek hâkimlerin bu ziyaretten etkilenmemesi söz konusu olabilir mi? Hükümet, Genelkurmay, diğer siyasi odaklar, herkes yargının kendi yargısı olmasını istiyor. Biz, herkes için adalet ve bağımsız yargı istiyoruz. Yargı tüm güçlerden bağımsız olmalı.”
AKP’nın tutumu: “O da kendi yargıçlarını, kendi mahkemelerini oluşturmaya ve burada etkinlik kurmaya çalışıyor. Terörle mücadele gibi gerekçelerle hukukun temel ilkelerini ihlal edecek kadar ileri gidebilen yasa tasarıları hazırlanıyor ve bir kısmı yasalaştırılıyor. Polis Vazife ve Selahiyetleri Yasası’nda polise ‘duraksamaksızın ateş etme’ yetkisi verildi. Devamında ne kadar insanın sorgusuz sualsiz polis tarafından vurulduğunu biliyoruz. Araba kullanırken, yolda giderken... ”
Sessiz kalmayacağız: “Son altı yılda İstanbul Barosu insan hakları, hukuk alanındaki haksızlıklar karşısında ya suskun kaldı ya da demokrasi ve hukuktan yana değil karşıt tutum takınarak itibar kaybetti. ‘e-muhtıraya’ bir hukuk kurumu olarak karşı çıkmadı. 301. maddenin kaldırılmasını savunamadı. Hrant Dink cinayeti konusunda yeterli ve ciddi bir aktivite gösteremedi. Baro devletçi, tutucu, otoriter anlayışın ifadesi olmuştur. Biz demokrasi, özgürlükler ve hukukun sesi olacağız. Baroda her görüşten ve bölgeden avukatların katılımıyla çoksesliliği sağlayacağız. Yüzde 50 kadın kotamız ve 10 üyeden yedisi kadın yönetim kurulumuzla kadınların yönetimde etkinliğini artırmak da hedefimiz.”

 

Hukukun, demokrasinin, özgürlüklerin, tüm toplumun sesi olacağız. Herkese eşit adalet

 

Yönetime gelince hedefler: Avukatlar, meslektaşlarım mesleki olarak büyük sorunlarla karşı karşıya. Öncelikli olarak mesleki sorunları çözmeyi hedefliyoruz. Mesleğe yeni başlayan stajyer avukatlara kredi veriliyor. Biz krediye karşıyız. Bu kaynağı bursa dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Genç avukatlar daha mesleğe başlarken borçlu başlıyor. Günümüz koşullarında büro açmak, sigorta ve benzeri giderleri karşılamak küçümsenmeyecek bir sermaye birikimi gerektiriyor. Bu sorunlarla karşılaşmamaları için, bürosunu yeni açmış avukata iki yıl süre ile belli bir miktara kadar vergi muafiyeti sağlanması için yasal düzeyde girişimde bulunacağız.

Sağlık sorunu için, ilk adım olarak, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukatların aileleri ile birlikte yararlanabilecekleri ‘İstanbul Barosu Ayakta Tanı ve Tedavi Merkezi’ kuracağız. Bunu İstanbul Tabip Odası ile işbirliği içerisinde yapacağız.

 Bütün yükün kadınların omzuna bırakıldığı çocuk bakımı için kolaylıklar sağlamaya çalışacağız, Baroda ve merkezî adliyelerde çocuk evleri kuracağız. Meslektaşlarımız iş saatlerinde çocuklarını, uzman görevlilerin yer alacağı bu odalara bırakabilecek.

Kollukta, hacizde ya da başka pek çok alanda avukatlara yönelik saldırılar giderek artmakta. Bizler, avukatlarla dayanışma ekipleri kuracağız. İstanbul Barosu, bir meslektaşımıza saldırı olduğunda saat kaç olursa olsun başkanı, yönetim kurulu, Avukat Hakları Merkezi ve CMK servisiyle orada olacak.

Hukuku ticari olmaktan çıkaracağız. Adliyeler arası ücretsiz ulaşım olanağı sağlayacağız. Avukatların işini kolaylaştıracak ‘baro kurye’ sağlayacağız. Kurye sadece avukat ve baro arasında değil, avukat ve avukat arasındaki iletişimi de sağlayacak. Ücretsiz temiz cübpe, ücretsiz yabancı dil eğitimi, ücretsiz hukuk programı ise hedeflerimizden sadece bazısı.

Baro internet televizyonu kuracağız. Meslektaşımız evinde ve bulunduğu her yerde alanındaki her türlü gelişimi bu kanaldan izleyebilecek.

ÇAG, yönetiminde aday kadın sayısının çokluğuyla dikkat çekiyor… Kadın avukatlar erkek meslektaşlarıyla ortak sorunlar yaşamanın yanı sıra, sırf kadın olmaktan kaynaklı sorunlar da yaşıyor. Adliyede hâkim ve savcılarla, adliyede kurulan ilişkilerde, en basit haciz işlemleri sırasında, cezaevlerinde vs. kadın olarak avukatlık yapmaya çalışmanın farkı her gün her düzeyde yaşanmaktadır. ÇAG, kadın ve erkek arasında yaşanan toplumsal eşitsizliklere karşı mücadele etmeye devam edecek. Yüzde 50 kadın kotamız var. Yönetim kuruluna aday 19 kişiden 11’i kadın. Kadınların yönetimde etkinliğini artırmak ÇAG’ın hedeflerinin başında geliyor. Baroya kadın eli değecek ve İstanbul Barosu"nu kadınlar yönetecek, diyoruz.”


Çağdaş Avukatlar Grubu (ÇAG)

Aday Listesi

Yönetim Kurulu: Prof. Dr. Füsun Sokullu, 

Prof. Dr. Rona Serozan, Oktay Kök, Aynur Tuncel,

Yalçın Veziroğlu, Beyhan Akbaş, Nermin T. Uçargil,

Ayşe Akkaya, Oya Ersoy, Deniz Tuna

Disiplin Kurulu Adayları: Erdoğan Şengezer, Cem Murat Sofuoğlu, Songül Çalık, Ayşegül Topuz, Ayça Özdoğan,

Denetleme Kurulu Adayları: Vedat Gökçek, İsmail Tarhan, Gülendam Şan

Çağdaş Avukatlar Grubu Seçim Programına ulaşmak için

http://www.cagdasavukatlar.org/cagdas-avukatlar-grubu-istanbul-barosu-2008-genel-kurulu-secim-programi.html

Kaynak: www.cagdasavukatlar.org- www.kemalaytac.com

 
Haberler
 
 
 Etkinlik Takvimi
 
 
 Kitap
Kitap
 
 
 Bize Ulasin
Her türlü istek, soru, öneri ve yazilarinizi iletisim formumuzu doldurarak bize ulastirabilirsiniz.

Dilerseniz alttaki kutucuga mail adresinizi yazarak mail listemize üye olabilir ve sitemizdeki güncellemelerden kolaylikla haberdar olabilirsiniz.
Mail Listesine Üye Ol
 
ToplumsalHukuk.org
bilgi@toplumsalhukuk.org